Cuma, Aralık 14, 2007

şiddetli bir yağmur başladı tam da şu anda.

Bu hafta da bitti dedi birileri. Burnunu cama dayayarak, elleri cebinde öylece dışarı baktı. Elinden bir şey gelmiyordu, bu hayat pek umarsız. Benim yaptığım işler, döktüğüm diller, ertesi günü çok da yumuşatmadı. Hayat sanki bir kaya ve ben her kelimeyle onu döven dalgalar savuruyorum kendimce, sonra yorgun argın çekiliyorum. Kaya gibi duruyor hayat, taş gibi sabit ve durağan.

Kış mevsimlerinde sanki günlük hayatın da kıvamı donuyor. Bizim evler bir kabuk, dışarısı soğuk. İçeride pişen çorbalar, sarıldığımız kedimiz, battaniyemiz, birbirimiz. Elimizde kitap, elimizde bardak, ayakta terlik… Gözler akşamları hep biraz yarım açık, gözler sabahları hep biraz yarım kapalı… Arada gözlere takılan hep hay huy, hayat memat… Dünya işlerinin dışında kendi işine bakanlar şanslı zevat! Bense bazen biraz kıskancım, evet. Hatta biraz fazlaca hırs yaptım bu direksiyonu kırıp, tali yollara çıkma meselesini.

Anayollar, otoyollar, hep oturarak gidilen, mekik dokunan yollar. Yol alırken hep oturanlar, bir yerden bir yere kıpırdamadan gitmemizden oluyor bunlar. Buradan yola çıksam şimdi bu yağmurda, lahana gibi paket yapılmış olarak oturacağım bir dört tekerleğin tepesinde. Kıpırdamadan içim kaynayacak, köpüreceğim, taşacağım. Sonra sönmüş olacak içimdeki heveslerin hepsi, sönük bir hevesle varacağım gittiğim yere. Akşam olmuşsa durarak yorulmuş olacağım, gözlerim yarı açık, gözlerimi açıp kıpırdanacak mecal kim bilir nerelere saklanmış…

Yatak diyeceğim, yatak sersin birileri… Kıpırdamadan durmaktan yoruldum, bari biraz uyuyayım.

10 yorum:

yaban dedi ki...

En yorgun olduğum zamanlar, hiçbir şey yapmayarak yorulduğum anlar... Halbuki aklımdan geçenleri yapabildiğimde mutlu ve huzurlu bir yorgunluk duyarım, kendimi tebrik ederim, "kendime rağmen, kendi istediğimi yaptım" derim.
(Tali yoldakiler de belki ana yoldakileri kıskanıyordur Margot'cuğum...)

*Aranılacak, bulunacak, Persepolis izlenecek.

Banu dedi ki...

Bazen öyle şeyler yazıyorsun ki, ben neden aynı şeyleri düşündüm de apaynı şekilde anlatamadım diyorum.
Bu yazının altına da imzamı atarım.

endiseliperi dedi ki...

ben de şu rutini kıracak bir şeyler yapayım, örneğin yağmur yağarken çıkıp yürüyeyim istiyorum ama dünyanın en zor işi rutini değiştirmek ve evet, ben de kıpırdamaksızın yorgunum. bedenimizi ıslatırken zihnimizi de yıkayacak, günümüzü, dupduru ve aydınlık yapacak bir yağmur altında koşmak ne hoş olurdu. kim yapacak? hayır mersi, çok yorgunum:)

dgül dedi ki...

Degisimi hemen hic olmayan calısma yasamları, sürekli (ve üretken)enerji akısı devam eden ruhları yıpratacak elbette. Keske icindeki dünya nasıl istiyorsa öyle yasayabilsen... Ben tasvirlerine ve benzetmelerine giderek daha da fazla hayran olmaktayım. Ve daha önce yine söylemislerdi sana bunu, biliyorum, ama ben de söylemek istiyorum yine; "kitabını" okumayı cok cok isterim... ;)

Margot dedi ki...

Sefgili Yaban,
Cumartesi günü kendimi tebrik ettim ben de. Evle ilgili gerekli hemen hemen her işi yaptım, yoruldum ama mis gibi evde koltuğa kurulup şarap içmek de pek tatlı geldi :)
Persepolis'i seyret mutlaka, seveceğini düşünüyorum.

Merhaba Banu,
Benim için duyulabilecek en güzel iltifatlardan biri bu. Teşekkür ederim :)

Merhaba Pericim,
Hala yorgun musun? Belki bugün biraz dinlenme fırsatı bulmuşsundur. Ben dün bütün gün evdeydim, yemek yaptım, kedimle sarılıp uyudum. Bugün yorgun değilim, akşama da sinemaya gideceğiz. Evde güzel bir dvd bulamadım bir türlü, senin son bahsettiğin filmleri aradım dvd'lerini bulamadım internette. Magnum'um da vardı halbuki, tüm kurallara uyacaktım! :) Neyse başka sefere.

Sefgili Dgül,
Teşekkür ederim çok. Ne güzel bunları duyabilmek ve aynı anda ne kadar da utanıyorum kendimden hala ciddi (!) bir şeyler yazmaya başlayamadığım için. Kafamda bir silüet, bir hikaye belirmesini bekliyorum. Ama o hikaye hala sanki bir hayalet gibi dolaşıyor aklımda, kalemimde. Bir türlü bir ete kemiğe büründüremiyorum onu. Elimden uçup gitmese bari, bir ilham bekliyorum!! :)

Sefgiler hepinize!

REALITY dedi ki...

Merhaba,
Öncelikle Sağlıklı mutlu Bayramlar
dilerim.
Bloguma seni ilave etmeyi unutmuşum
müsade varmı?
Yamyama'da selamlar.

anonim abi

(htt:// sunny-blogspot.com )

Margot dedi ki...

Merhaba Anonim Abi,
Bayramın kutlu olsun. Müsade ne demek, sevinirim.
Mahalleye hoşgeldin, yeni blog hayırlara vesile olsun.
Selamlar!

Cemali dedi ki...

Yine uzun zaman sonra tekrar dönüyorum satırlara.Değişen bir şey pek yok gibi...

okyanustaki rüzgar dedi ki...

''Akşam olmuşsa durarak yorulmuş olacağım, gözlerim yarı açık, gözlerimi açıp kıpırdanacak mecal kim bilir nerelere saklanmış… ''

Çok şiirseI geIdi burası.. acıkcası bIog yazmaya yeni başIadım sayıIır. ben de şiir yazıyorum kendi bIoguma da koydum son zamanIarda pek hevesim kalmadı ancak arada karalıyorum. Demem o ki böyle bir blogla karşılaşmak sevindirdi beni.. Başarılar. Simli masallar.

Margot dedi ki...

Merhaba Cemali,
Batı yakasında mıydı o? :)
Hoşgeldin.

Sevgili Okyanustaki Rüzgar,
Bugün gecikmeli cevaplar günüm. İnternetim olmadığından ancak yazabiliyorum.
Şiirsel bulman mutlu etti beni, şiir zordur çünkü. Bence sihirlidir de.
Çok memnun oldum, hevesin tekrar gelsin diye diliyorum.
Sefgiler!