Perşembe, Kasım 15, 2007

Bugünlerde beni mutlu eden şeyler:

Markette nihayet pırıl pırıl bir avokado bulmak, avucuma alıp hırkanın kıyısıyla parlatmak…

Gecenin bir vakti Yamyam’ın mısır patlatması… Tencerenin cam kapağından sarı tanelerin beyaza zıplayarak dönmesini bir sihir gibi izlerken, ona sarılmak…

Eve geldiğimde Colin Kazım’ı hep aynı noktada (kapının önündeki paspasın üzerinde) beni beklerken bulmak, onun mutluluk mırıltıları ve sarılınca gıdığıma değen pamuksu tüyleri.

Öğlen vakti soğuk havada yürüyüşe çıkmak. Döndüğümde saçıma sinen o soğuk hava kokusu, sokak kokusu… Ilık ve kapalı ofiste birkaç dakika daha o havayı koklamaya devam etmek.

Bugün akşamüstü kendime bir torpil yapıp, bir fincan cappuccino karıştırıvermek, burnuma değen sıcak buharıyla beraber, çantanın dibinde bulduğum iki üç çikolatalı lokumla keyif yapmak.

Seneler sonra ilk defa bir saç kesimimi beğenmem! Alnıma düşen perçemlerle oynamadan duramamam...

Yamyam’ın bir köşede bas çalması, çalarken yüzündeki gülümsemeyi görmek.

Bu sabah geç kalan servisin kıyağı olarak makyaj yapmak ve aynada gülümseyip poz vermek!

Tost makinesinden çıkan sıcak ekmekleri beyaz peçetelerin kucağına sarmak…

Annemin kurduğu kornişon turşusunun muhteşem olması, çıtır çıtır ve ağız sulandırıcı…

Colin’in mamasını iştahla yemesi ve hatta sanki ağzını şapırdatması! Onun yemek yemesinin bana bu kadar sevinç vermesini, annemin benin yemek yerken seyretmesine ve sevinmesine benzetmem.

Her gün ajandamda yazan günün notunu okumak… Bugünün notu:

Ardıç kuşu, ardıç ağacının meyvesini yedi. Dışkısında meyvenin çekirdeği görünüyor. Bu çekirdek eğer uygun bir şekilde toprakla örtülürse ilkbaharda yeni bir fidanımız olacak. Ardıç tohumlarını biz ekseydik fidan çıkmayacaktı. Ardıç kuşunun sindirim sisteminden geçmeyen ardıç tohumları çimlenmezler. Son dört yıldır Eğridir Orman Fidanlığı’nda ardıç tohumları laboratuar şartlarında çimlendirilmeye başlandı. ( Margot’un notu: Ardıç kuşunun resmine bakıyorum şu anda uzun ve koyu renk kuyruğuyla pek sevimli)

Temiz çarşaflarda hiç uyanmadan uyumak, yağmurun ben evdeyken yağması, yeni bir hırka, kendi aramızda uydurduğumuz ve belki de sadece bize komik gelecek bir şaka ve işte hep bunun gibi şeyler…

8 yorum:

postfiyaka dedi ki...

Senin bunlardan mutlu olman beni de mutlu ediyor sebebi bilinmez ; aslında bir kısmında payım olduğunu düşünmektir belki de okurken yuzumdeki gülümsemenin sebebi :) hep mutlu ol Margot sana gülmek çok yakışıyor:)

Witness dedi ki...

Ne kadar güzel sıcacık bir yazı bu, içime su serpildi... Her gün seni daha da mutlu edecek yeni şeyler bulman dileğiyle...

dilayra dedi ki...

benim "güzel şeyler"im gibi olmuş:) sıcacık ve içten. sevgiler margott'cum:)

endiseliperi dedi ki...

margot, tam şu an deli gibi yağmur başladı ve evde olmayı seviyorum dedim. içimi ısıtan bir yazı olmuş. colin kazım çok şeker, kartpostal kedisi gibi. ben de belki akşam mısır patlatırım ve ben de belki bu mucizeye yine şaşarım. sindirim sistemi ile bile dünyayı güzelleştiren ardıç kuşu na bayıldım. bizim küçük muhabbet kuşu yağmurun sesine öykünerek ötmeye başladı şimdi.

iyi haftasonları sana.

Margot dedi ki...

Postfiyaka,
Yağmurlu bir günde mutlu bir yazı gibisi yok işte! Hepberaber mutlu olalım, heheyyt! Bir de yarın iş olmayaydı!

Merhaba Witness,
Nerelerdeydin? Umarım sen de mutlusundur bu aralar, çok teşekkürler güzel dileğin için.

Sevgili Dilayra,
Küçük mutluluklar, güzel şeyler, eskiden dediğim gibi pozitif duygu şırıngalamaları, bir sürü isim bulabiliriz tabii :) Hepimizin bunlara ihtiyacı var zaman zaman ve birbirimizinkileri okudukça biraz bile mutlu oluyorsak ne ala! :)

Sevgili Peri,
Burada da deli gibi yağmur yağıyor. Şimdi masama çay geldi. Umarım senin için de çok ama çok güzel bir haftasonu olur!
Sevgiler!

dgül dedi ki...

Yasamdan tad alabilmenin sırrı, bence de bu minicik mutlulukları görebilmek ve hissedebilmekle ilgili.
Yasama cok güzel bir göz ile bakabilen bir insan oldugunu düsünüyorum. Senin gibileri cevresindeki (ki biz de dahiliz bu gruba :) ) bir dolu insanın da mutluluk kaynagı oluyor her zaman.
Güzel gözlerin hic solmasın...

ışıl ışıl dedi ki...

Beni mutlu edenlerin sizinle ilintili olanlarını kayıtlar için(!) eklemek istedim: yazılarınızı okumak; "ooo okuyacağım daha çok yazı varmış" demek...

Margot dedi ki...

Sevgili Işıl Işıl,
Blog'umu sevmen bir yana tüm yazıları okumana ve yorum yapmana ne seviniyorum bir bilsen! Margotto senin gündelik mutluluklarına eklenebildiyse, ben de doğru bir iş yapıyorum demektir.
Sevgilerimi yolluyorum sana, sonunda güncel yazılarda buluşmak dileğiyle! :)
İyi seneler!