Çarşamba, Aralık 13, 2006

ARA SICAKLAR...

Aralık ayını da ortaladık, kaleye doğru ilerliyoruz. Benim için tüm kış ayları çetin rakiplerdir ve hatta sonbahar ve hatta tüm kapalı havalar ve soğuk günler. Soğuktan içim çekilir, içimden bir içime çekileyim hali gelir kabarır. Ben öyle puf böreği gibi kabarmış yüreğimle işe gider gelirim. Hastalanmış, uyuklayan bir muhabbet kuşu gibi öylece kabarır, masamın başına geçerim. Telefonlar çalar, ben donmuş parmaklarımı klavyede gezdiririm. Peki diyeceksiniz ki mis gibi ofislerde plazma ekran hayatın ortasında ne diye üşürsün bre gafil! Yok mudur senin kat kaloriferin, kombin ve hatta yerden ısıtman? Yoktur sevgili okuyucu. Bu benim senelerdir üzerime yapışmış bir nevi lanettir! Kaç senedir ofis hayatı ile iştigal ediyorum bir şöyle karpuz kollu gömlek üzerine süveter giyemedim, bir mokasen pabuç yüzü görmedim. Senelerdir ayağımda kat kat çorap, üzerinde çizmeler, lahana yapraklarından bir demet, kat kat hırka ve atkı ve hatta daha neler neler giymeden ofisime adım atmak bana nasip olmadı.

İlk ofisimiz hangara benziyordu ve ucu bucağı belli değildi. O kadar üşürdük ki, kışın paltoları çıkarmadan oturamazdık. Parmaksız eldiven takar öyle çalışırdık. Sonraki ofis minicikti ondan dolayı iki tane klima takılmıştı. Ofiste herkes sigara içtiği için camlar sürekli açık durur, ciğerlerimiz titrer, içimiz çekilirdi. Ama camlar yine de zırt pırt açılırdı ve klimalar kendini bile ısıtmazdı. Son ofisimizdeki ısıtma sistemi ben buraya geldiğimden beri çalışmıyor. Sürekli birileri geliyor, gelen giden adamlar Cif’in reklamındaki küdamcıklar gibi bir şeylere bakıp bakıp ve bizi soğukta bırakıp gidiyorlar. Velhasıl benim gözüme hep sakınan çöp gelip batıyor. En haz etmediğim şeyden, soğuktan kaçamıyorum bir türlü! Beni nereye gitsem takip eden bu soğukla baş etmenin zaman içinde her ne kadar çeşitli yollarını bulmuş ya da hayal etmiş olsam da ( bütün dosyaları ve klasörleri ofisin ortasına yığıp ateşe vermek, çıkardıkları alevlerin sıcaklığında ruhumu ve kemiklerimi ısıtmak, çizmelerin ve botların içine keçe koymak, oturduğun masada ayaklarının altına pas pas sermek, şapka ya da bereyle oturmak- gülmeyin vücut ısımızın %30’unu kafadan kaybediyormuşuz ne haber?- , çeşitli elektrikli ısıtıcıları ayakaltında konuçlandırmak- ki sakarlığım yüzünden ofisin bir kısmını yakmışlığım da vardır-, mütemadiyen çay, kahve benzeri kaynayan sıvılar almak gibi…) yeni bir tanesini internette gezinirken buldum!

Yeni önlem paketimden bir ördek ve bir penguen çıktı! Nasıl mı? Şöyle; Dekorasyondu, dizayndı derken Budun’un sitesini buldum. Orda gezerken kedi şeklinde bir sıcak su torbası ile karşılaşmayayım mı? Hem de kırmızı bir kedi! Hah dedim tam benim ihtiyacım olan şey, kırmızı kediyi kucağıma alır, bir yandan da çalışırım. Bu ağır travmayı atlatmak için harika bir yol! Yani evet, zira ben sadece 1 su torbası alacaktım. Sitede yazdığı gibi detaylarımı kendilerine bırakıp, kedimi bana ne zaman yollayacaklarını beklemeye başladım. Ve telefonum hülüledi.

— Merhaba efendim, sipariş etmiş olduğunuz kedili su torbası stoklarımızda maalesef mevcut değil. Ama ördekli ve penguenli torbalarımız var.
— Hımım... Ama onları sitede göremiyorum?
— Evet, onların resimleri maalesef sitede yok.
— Neye benziyorlar acaba?
- Ördek ördeğe, penguen de penguene benziyor diyebilirim, hahahahaha!
- ………………….
( Dumurum, sessiz kaldım, acaba o da benim gibi uzun süre soğukta mı kalmış diye düşünüyorum, hah! Şimdi toparlandım!)
— Ördekten ördeğe fark var hanımefendi, Ben nerden bileyim bana ördek deyip sonra ne menem bir kuş göndereceksiniz?
—Ehmmm… Şeyy, şöyle diyebilirim; Penguen daha sevimli görünüyor, ördekten biraz daha küçük.
—Hımmmımm. Bunların fiyatı kaça?
—Ördek 8,50, Penguen 11,50 YTL.
—Offf, ahhmmm… O zaman çocuklar arasında ayırım yapmayalım hanımefendi. Alıyorum ben ikisini de!

Ve işte buradalar! Benim yüzünü görmeden evlat edindiğim yavrularım. Bakınız ördek ördeğe, penguen penguene benzer miymiş?

14 yorum:

celerone dedi ki...

Vallahi zerre kadar benzemiyorlar Margotum gülüm.

Ben de soğuğu sevmem, itinayla kaçarım kendisinden. Dün akşam da bir sıcak su torbası almışlığım vardır yani.

Sevgiler,

Adsız dedi ki...

Ayyy inanmıyorum biri sen biri de Yamyam...
Yerim ben sizi ne de tatlılar...
:)

Ezgi dedi ki...

Merhaba Margot,

Ördek civcive, penguen düpedüz ördeke benziyor bence.

Ama pek sevimliler.

Sevgiler,

Keyifle okumaya devam ediyorum.

postfiyaka dedi ki...

anonymous(kimse artık:)demiş bende dikkat ettim hakikaten andırıyorlar sanki :))) halbu ki ben ördeğe gülerken hiç o gözle bakmamıştım :)

bu arda blogger olarak gönderemedigim yorum other olunca gitti hemen. Yorum gitti ama other olmak büktü belimi suratım düştü ağlamaklı yazıyorum bi kenara itilmiş hissettim kendimi. Other değilim değilmi? gerçeği söyle bana:)

ADACIM dedi ki...

selam, ilk kez geliyorum. Yazını okuduktan sonra attığım kahkahayla ev halkını başıma topladım. Benzemiyorlar ama sevimliler. iyi akşamlar...

ayse dedi ki...

Bu ne kadar akıllıca bir fikir, hem de oyuncak ayıya sarılıyomuş gibi olur :) Ben bu sıcak su torbalarını karnım ağrıyınca kullanıyordum hep, bu fikir aklıma hiç gelmemişti.. Bu betaya yorum bırakmak ne de zormuş :(

Margot dedi ki...

Gülüm Celerone,
Al benden de o kadar. Gülelim, eğlenelim biraz dedim. Güldükçe ısınırız belkim :)
Sevgili İsimsiz,
Ben senin ismini adım gibi bilirim de hadi neyse! :) Sevimli misin nesin?? :)
Merhaba Ezgi!
Penguen düpedüz ördeğe benziyor işte! Ben de bunu demiştim. Yani ben siyah beyaz bi yavrucak beklerken bunu yollamışlar, dediğin gibi sevimliden bişey. Bastık bağrımıza. Sevgiler benden canım, hep beklerim :)
Postu-fiyakalı kardeşim,
Yorumlarda bir abidiklik oldu sanırım ben de çözemedim. Onu bunu bırak da kim ördek kim penguen? Bilmiyorum yüzyüze gelince açıkla bence bunları :))
Adacim,
Hoşgeldin, sefalar getirdin. Kahkahaların bol olsun :)
Ayşecim,
Evet kesinlikle güzel bir fikir. Ben su torbası bağımlısıyım çünkü benim de karnım çok sık ağrır küçüklükten beri. Ama o plastik torbalara sarılmak pek hoş değil, kertenkele gibi! Adamlar güzel düşünmüş, gerçi isimleriyle kendileri pek tutmuyor birbirini ama seni sıcak tutacakları kesin!
Yorumlarda hala sorun mu var?
Sorun yaşayan komşular mail atsın olur mu?

Margot dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
palyanço dedi ki...

Sevgili Margot.. bende okuyunca cok güldüm :) ve bu penguen dedikleri ördekten bende de var iki dene..
sana bu güzelliklerle, tatlı ve sıcak uykular diliyorum :)

Mutfakta Zen dedi ki...

çok komikler! ise yariyorlar mi bari? benim de bir tane almam gerek margocuk yafu.. yakinlarda var galiba bir adet bu magazadan, gidip bir bakayim belki antalyamizi senlendiren bir takim su torbalari mevcuttur..
makarna kardesin.
(kardes hem sifre istiyorsun hem moderasyon, hani moderasyon varken sifreye ne gerek var diyesim var)

Margot dedi ki...

Sevgili Palyanço,
Penguen dedikleri ördekle değil ama ördek dedikleri azman civcivle pek sıkıfıkıyız :))
Makarna Kardeşim!,
İşe yarıyorlar, zaten içlerinde bildiğimiz su torbalarından var plastik, bunları da kukla gibi üzerine geçirmişler. Sana da bi tane civciv, penguen ya da belki şansına kedi (!) tavsiye ederim :)
O hem şifre hem moderasyon işini de çok doğru demişsin, şifreleri hemen kaldırdım. Gözümden kaçmış, hakikaten gereksizdi, hatırlattığın için teşekkürler!

k.i.s.d. dedi ki...

Penguen daha ziyade siyah civcive benziyor ama yine de oldukça sevimli.

Sıcak su torbası için pek hoş fikirler bunlar.

endiseliperi dedi ki...

Hımm pek sevmedim bunları. kedi nasıldı acaba? hay allah.

Margot dedi ki...

Sevgili K.i.s.d,
Aslında bunların çok daha süperlerini yapabilirler. İnsanın gördüğü anda atlayıp kucaklamak isteyeceği cinsten değiller pek ama idare ederler işte.
Sevgili Peri,
Hoşgeldin. Kedi kırmızıydı. Siyah kulaklarıyla kediden çok şeytana benziyordu. Bu su torbaları için çok güzel bir fikir ama herkes bizim gibi tombul, şirine suratlı ördekler, o yeni gelen çizgi film Happy feet miydi neydi ordaki gibi kerata penguenler hayal etmiyor demek ki! Olsun yazık bunlara da garipler :)